Sistemci Okulda
Safiyüddin Urmevî, Şerefiye'sinde Hicaz dörtlüsü ve beşlisini şu sözcüklerle ifade ediyor:
a) Cins-i nâzım-ı gayri muntazam-ı eşkâl
b) Cins-i nâzım-ı gayri muntazam-ı ahad
Mülayim olmayan, iyi düzenlenmemiş bir cinsin şekilleri olarak
anlatabileceğimiz bu iki küçük dizinin, Safiyüddin'de başka bir adına
rastlamıyoruz. Bu suretle, Safiyüddin'de Hicazîyi gösteren küçük
dizilere henüz Hicaz adının verilmemiş olduğunu anlıyoruz.
(a) ile gösterilen cins bugünkü Hicaz dörtlüsünün, (b) ile
gösterilen cins de, bugünkü Uzzâl beşlisinin karşılığı olarak kabul
edilebilir.
Bir sekizli olarak Hicazî dizisine gelince, Safiyüddin'de ebced
notası ile verilmiş ve 12 makamdan biri olarak gösterilmiştir. Bu
diziyi Mevlânâ Mübarek Şah Şerhü'l-Edvâr'unda, Abdülkadir de
Câmi'ü'l-Elhân'ında aynen göstermişlerdir. Safiyüddin tarafından
verilen bu dizinin şeması şöyledir:
(C:mücennep T:tanini)
Bugün bildiğimiz ve kullandığımız Hicaz makamının dizisi ile
sistemci okulun tesbit ettiği bu dizi arasında büyük yapısal farkların
bulunduğu gayet açık bir şekilde görülüyor.
Sistemci okulda, makam, âvâze ve hatta şubeyi oluşturan ses
dizilerinin, Yegâhtan başlatılmak sureti ile yazılmaları bir usul
düzeyinde bulunduğundan, Hicazî dizisi de bu usule uyularak yazılmış
bulunuyor.
Safiyüddin'in verdiği Hicazî dizide, sekizliyi (devri) meydana getiren iki dörtlü görülüyor:
1-Pestte Uşşak (Nevruz) dörtlüsü
2-Tizde Hicaz dörtlüsü
3-Çargâhtan itibaren konulmuş bir tanini oralığında bulunan fasıla.
Yine sistemci okul kurucularında Hicazî-Irak isimleri altında bilinip tanıtılan bir dizi daha bulunmaktadır.
Abdülkadir Merâgî, Câmi'ü'l-Elhân'ında Irak-Hicazî makamının dizisini şöyle vermektedir:
(C:mücennep T:tanini)
Bu dizi, Hicazî dörtlü ile beşlisinin bir sekizli içinde
birleşmesinden doğmuştur. Bugün kullanılmayan ve bilinmeyen bir
dizidir. Kaldı ki, Hicaz dizisi olarak da bilinmesine rağmen, sistemci
okulda da bir süre sonra kullanımdan kaldırılmıştır.
Sultan II. Murad Han döneminin müzikologlarından ve Abdülkadir'in
çağdaşı olan Hızır bin Abdullah, Kitâb-ı Musiki adlı edvarında Hicaz
makamının tarifini verirken şu ifadeleri kullanıyordu:
Dügâh, Segah, Hicaz, Pençgâh (Neva), Dügâh Hüseynî (Hüseynî), Segah
Hisar (Eviç), Yegâh Gerdaniye (Gerdaniye), Dügâh Muhayyer (Muhayyer)
seslerinden oluşur.
Hızır bin Abdullah'ın bu tarifi ile beraber, yine ebced notası ile
şemalar verilmeye devam edilmiştir. Özellikle Lâdikli Mehmed Çelebi, bu
yolu uygulayan bir müzikolog olmuştur.
Hızır bin Abdullah'ın verdiği tariften şu Hicazî dizisi doğmaktadır:
(C:mücennep T:tanini)
Hızır bin Abdullah'ın Hicaz makamı için verdiği tarifin önemli bir tarif olarak göz önünde tutulması icap eder, çünki:
a) Kendinden evvel gelen ve hatta çağdaşları olan müzikologların
Hicaz dizisini başka şekilde tanımaları ve tanıtmalarına karşı Hızır
bin Abdullah'ın kitabında bu diziyi (l ve 2 nolu şemalarda görüldüğü
gibi) bugünün yorumuna uygun olarak açıklaması, aynı dönemlerde makamın
bu boyutta da uygulandığının en belirgin delili olmaktadır.
b) Hızır bin Abdullah'ta, Hicazî dörtlüsü olarak gösterilen cins
içinde, Segah perdesinin yer alması, sistemci okulun görüş açısı içinde
yorumlanıp mütalaa edilmesi icap etmektedir. Bu görüşün sebebine biraz
sonra değineceğiz.
c) Yine Hızır bin Abdullah'ın verdiği dizide, Nevadan itibaren
Muhayyer perdesine kadar olan ses bölgesinde bir Rast beşlisinin yer
aldığını görmekteyiz.
Öyle anlaşılıyor ki, sistemci okulun ilk dönemlerinde, Hicaz makamı için değişik görüş ve yorumlara yer verilmektedir.
Kantemiroğlu, Kitâbü'l-İlmü'l-Mûsiki adlı edvarında, Hicazdan çok
Uzzâl makamı üzerinde duruyor ve bu makam için kısa bir anlatım
biçimini öngörüyor. Hicazı da Uzzâl makamına yakın bir makam olarak
tanıtıyor.
Abdülbaki Nasır Dede, Hicaz makamının tarihi dönemler içindeki
değişmelerine ilişkin bilgiler veriyor. Nasır Dede, Hicazın tarifini
şöyle veriyor:
Neva perdesinden âgâz idüp, Hicaz ve Segah perdesi, badehu Dügâh
perdesine gelip anda karar ider. Amma, Neva perdesinden yukarı Hüseynî
ve Eviç ve Gerdaniye ve Muhayyer perdesine suûdü ve Dügâh perdesinden
aşağı Rast perdesine hübûtü vardır. Bu makamda dahi, daire ihtilafından
Sabâ perdesi ile istimal edip, bu kude-mâ-ı müteahhirinin ihtiraıdır.
Nasır Dede, sistemci okulun bir müzikologu olarak, mücennep
aralığına bağlı kalması yüzünden, Segah perdesinin kullanılmasındaki
görüşünü değiştirmemiş, tarifinde özellikle bu perde ismini kaydederek
belirtmiştir. Halbuki, kendi döneminden evvel ve kendi dönemi
sıralarında, Hicazdan bestelenen eserlerde, Segah yerine Dik Kürdî
perdesi kullanılıyordu. Elimizde bulunan eserlerde bu perdenin
kullanıldığı açıkça görülmesine rağmen Segah perdesi olarak kayıt
düşürülmesinin bir anlamı var mı idi?
Şimdi bu sorunun cevabına geçelim:
Sistemci okulda, mücennep aralığı (C) işareti ile gösteriliyor ve
lahnî yapının (melodinin) yapılış esasına ve bu melodinin seyrine göre
ayar yapılıyordu. Sistemin kuruluşunun ilk dönemlerinden II. Sultan
Bayezid Han dönemine kadar geçen süre içinde yetişen musikiciler (C)
aralığını değişik olarak uyguluyorlardı. Çünkü, sistemci okulun kabul
ettiği ve icrada uyguladığı mücennep aralığı, tanini aralığı içinde,
tıpkı bakiye aralığı gibi ve fakat ondan daha geniş bir bölgeyi
kapsıyordu.
Bu itibarla, musikiciler uygulamalarında, kâh bakiye, kâh tanini
aralığına yaklaşarak, aynı perdeyi icabına göre biraz pest, icabına
göre biraz dik basıyorlar ve makamın istediği sesi bulup icraya devam
ediyorlardı.
İşte bu sebeple, Hicaz içinde kullanılan Segah sesi de
değişiklikler göstererek, bazen Segah, bazen Dik Kürdî şeklinde icra
olunuyordu.
Diğer taraftan, Nasır Dede, Hicaz makamı için verdiği tarifin son
cümlesinde, makamda musikiciler arasında bir daire anlaşılmazlığı
bulunduğunu, bazı musikicilerin Do bakiye diyezi (Nim Hicaz perdesi)
yerine Sabâ perdesini kullanmaları sebebiyle bir daire anlaşmazlığı
yarattıklarından söz etmektedir. Nasır Dede'nin bu görüş ve endişesi
çok yerindedir. Hicaz perdesi ile Sabâ perdesi arasındaki farka işaret
ederek, makamda bir farklılık yaratıldığını anlatmak zorunluluğunu
duymuştur. Bu dahi, Hicaz makamının tarih boyunca, üzerinde yapılan
değişiklikleri göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Durumu daha iyi
açıklığa kavuşturmak için, ilk dönemlere doğru biraz geriye gitmemiz
icap etmektedir:
Sistemci okul kurucuları, Hicaz makamının dizisini verirlerken tiz
taraftaki dörtlünün aralıklarını (CTC) (mücennep-tanini-mücennep
olarak; 1. nolu şema) göstermişlerdir. Bir süre sonra Hicazı dörtlüsü
yer değiştirerek, Hızır bin Abdullah'ın tarifine uygun duruma
getirildikten sonra, bu aralık (SAB) şeklinde kullanılmaya başlanmış,
Hicaz perdesinin bakiye diyezi ile değil, küçük mücennep diyezi ile
kullanılmasıyla, aralıkların orantıları değişikliğe uğramıştır. Diğer
bir deyişle, Hicaz perdesi Sabâ perdesi karşılığı olan ve Uzzâl diye
adlandırılan küçük mücennep diyezli Hicaz perdesi şekline
dönüştürülmüştür. Bu itibarla (CTC) aralığının (SAB) şekline dönüşmüş
olması, Nasır Dede'nin bu tür bir icranın yapıldığına ve bunun kudema-ı
müteahhirinin buluşu olduğuna ilişkin bir kayıt düşmesine sebep teşkil
etmiştir. Sonra (SAB) aralığı, (SAS) şekline dönüşerek, bugün
kullanılan ve "artık ikili" dediğimiz şekli almıştır.
Dizi, bu suretle adeta yeniden kurulmuş olmakta ve bugünün Hicaz makamının dizisi olarak şu şematik tablo meydana gelmektedir:
Bugün kullandığımız Hicaz makamının dizisi böylece tertiplenmiş
olmaktadır. Hicaz makamının nasıl kullanıldığına ilişkin olarak, o
dönemin eserleri bize kadar gelemediği için bilgi sahibi olamıyoruz.
Abdülkadir Merâgî'nin sakil usulünde bir kâr bestelediğinden söz
edilmesine rağmen, elimizde bulunmayan bu kâr hakkında ve dolayısıyla
Hicaz makamının kullanılışı hususunda bir açıklama yapmak mümkün
olamamaktadır. Bugün elimizde bulunan en eski Hicaz eser, Haydar Can'ın
(16. yüzyıl) peşrevi ile saz semâisidir. Bu iki eser de bugünkü anlama
göre bestelenmişlerdir.
B) Arel-Dr.Ezgi Sisteminde
Hicaz Makamı mülayimdir. Seslerin isimleri pestten tize doğru ;
dügâh, dik kürdî, nim hicaz, neva, hüseynî, eviç, gerdaniye,
muhayyerdir; nota isimleri ise, la, bakiyye bemollü si, bakiyye
diyezlisi do, re, mi, bakıyye diyezli fa, sol, la, dır.
Hicaz makamının dizisi, pest tarafta bir hicaz beşlisine tiz tarafta bir uşşak dörtlüsünün iltihakından müşekkeldir.
Makam sâit ve nazil olarak karışık bir halde kullanılmıştır. Güçlü
beşinci derece olan (hüseynî-mi) nağmesidir. Onda yeden sesi ile durak
nağmesi aralığı bir taninîdir. Makam bazen duraktan ve bazen güçlüden
başlar. Duraktan başladığına göre hicaz beşlisinde seyrederek ya
durakta ve yahut güçlüde asma kalır ve sonra uşşak dörtlüsünde de
gezinerek hicaz beşlisi ile karargâhda durur.
Hicaz aralıklarının, hümayununkinden farkı, altıncı sesin bir bakiye buudü tiz olmasından ibarettir.
C) Abdülkadir Töre-Ekrem Karadeniz Sisteminde
GİRİŞ VE KARAR :Çoğunlukla Rast, Dügâh veya Hicaz, Neva perdelerinden terennüme başlar ve Dügâh perdesinde karar verir.
ISKALA :Bu makam çıkış ve inişte iki ayrı ıskala kullanır.
Nota yazarken eserin baş tarafına Eviç ve Hicaz perdelerine mahsus olan
Diyez işaretleriyle birlikte Kürdî perdesine mahsus olan Bemol
işaretini koymak en uygun şekildir. Bununla beraber incelediğimiz bir
çok eserde bazen sadece Diyezlerden bir veya ikisinin, veya sadece
Bemol işaretinin baş tarafa yazıldığı, diğer işaretlerin ise eser
arasında yeri geldikçe konulduğu görülmüştür. Bu şekiller de yanlış
olmamakla beraber en uygun olanı yukarıda söylediğimiz şekildir.
|
ÇIKIŞ ISKALASI |
|
Perdenin Adı |
Aralıkları |
Senti |
Frekansı |
|
Dügâh |
|
0 |
1 |
|
Kürdî |
1/2 |
1100 |
1,074 |
|
Hicaz |
1,5 |
3700 |
1,275 |
|
Neva |
1/2 |
4400 |
1,333 |
|
Hüseynî |
1 |
6200 |
1,500 |
|
Eviç |
1 |
7800 |
1,667 |
|
Gerdaniye |
1/2 |
8800 |
1,778 |
|
Muhayyer |
1 |
10600 |
2 |
|
6 ses |
|
|
|
|
|
|
|
İNİŞ ISKALASI |
|
Perdenin Adı |
Aralıkları |
Senti |
Frekansı |
|
Dügâh |
|
0 |
1 |
|
Kürdî |
1/2 |
1100 |
1,074 |
|
Hicaz |
1,5 |
3700 |
1,275 |
|
Neva |
1/2 |
4400 |
1,333 |
|
Hüseynî |
1 |
6200 |
1,500 |
|
Acem |
1/2 |
7000 |
1,580 |
|
Gerdaniye |
1 |
8800 |
1,778 |
|
Muhayyer |
1 |
10600 |
2 |
|
6 ses |
|
|
SEYİR VE ÇEŞNİ :Rast, Dügâh veya Hicaz, Neva perdelerinden
terennüme başlayıp Hüseynî, Eviç, Gerdaniye ve Muhayyer perdelerine
kadar yükseldikten sonra dönüşte Acem perdesiyle inip Hüseynî perdesi
üzerinde duruşlar yaparak Neva, Hicaz, Kürdî perdeleriyle Dügâh
perdesine iner ve çoklukla Rast göstererek Dügâh perdesinde karar
verir. Karar esnasında Yegâh perdesine kadar indiği de olur. Bir kısım
bestekârlar başlangıçta Isfahan makamı gibi Hicaz, Neva ve Buselik
perdeleriyle terennüme başlamışlarsa da bu şekil makbul değildir. Hicaz
makamını aynı ıskalayı kullanan Hümâyun makamından ayırt edebilmek
için, Neva perdesinde pek durmamak gerekir. Hicaz makamının hususî
çeşnisi seyir esnasında Hüseynî perdesi üzerinde durmak, Hümâyun
makamının hususî çeşnisi de Hüseynî yerine Neva perdesi üzerinde durmak
suretiyle meydana getirilir.
Günümüzde hicaz makamının seyir ve çeşnisi
Hicaz makamı, çıkıcı bir seyir gösterir. Genelde, durak perdesi
olan Dügâh açarak başlar ve bu perdeyi etrafındaki seslerde ilk
seyirlerini gösterir. Bu gösterişlerde, makamın çeşnisini belli eder.
Ancak, klasik icraya uymayan, Neva veya başka bir perdeden başlayan
Hicaz seyri, hemen Dügâha gelerek Hicaz çeşnisini belirtir. Bu tür
seyirler, bazı eserlerde görülse de birer istisna teşkil ederler.
Dügâh perdesi, karar perdesi olmakla beraber, önemli bir asma karar
perdesi görevini de yerine getirir, îlk seyirlerde Dügâh üzerinde asma
kararlar verilir. Bir pest perde olan Rast perdesi de yine önemli bir
vurgulama ve asma karar perdesi görevini yerine getirmekle beraber
yeden perdesi olarak ikinci bir görevi daha vardır. Hicaz çoğu zaman
yeden perdesini vurgulayarak kesin karara varan bir makamımızdır.
Dügâh ile Neva arasında bulunan Dik Kürdî ve Hicaz perdeleri de,
makamın çeşnisini belirten asma kararların verildiği perdelerdir.
Bestekâr veya icracı, bu perdeleri ustalıkla kullanarak bu perdelerde
asma kararlar verir.
Neva perdesi, Dügâhtan sonra, Hicazın en önemli perdesini
oluşturur. Bu perde her şeyden evvel güçlü perdesi olma imtiyazına
sahiptir. Aynı zamanda, en çok asma karar verilen bir perdedir.
Nevadan itibaren Muhayyer perdesine kadar uzayan bölgede Rast
beşlisini görüyoruz. Bu beşlinin üçüncü mertebesini oluşturan (Fa
diyez) Eviç perdesi üzerinde biraz durmamız icap ediyor.
Eviç perdesinin, Rast, Hüseynî ve Neva makamlarında olduğu gibi,
oynak bir niteliği vardır. Mürekkep makamlar bölümünde açıkladığımız
üzere, Eviç perdesinin Acem perdesine dönüşmesi, bizde, Hicaz makamının
basitlik niteliğine zarar verdiği kanaatini meydana getirmektedir.
Gerçekten de, özellikle Rast Hüseynî ve Neva makamlarında olduğu gibi,
Eviç perdesinin devamlı ve fasılalı bir şekilde değişiklik göstererek
Acem perdesine dönüştüğü ve Acem perdesinin de Eviç gibi makamda rol
aldığı görülmekte, bu durum ise bir başka makamın oluştuğuna ilişkin
açık bir delili ortaya koymaktadır.
Hicazın, Rast beşlisi içinde seyri sırasında, Muhayyere çıkarken
Eviç perdesini kullandığı ,Nevaya ve karara doğru seyir sırasında ise
Acem perdesine yer verdiği açıkça görülmekle, bir başka makamın seyri
içinde bulunulduğunu, bu makamın da Hicaz Hümayun makamı olduğunu
görüyoruz. Bazı önemli farkları bulunmasına rağmen bu iki makam,
seyirler sırasında birbirlerine çok sık geçkiler yaparak ve fakat Hicaz
makamı bu geçkilere daha çok yer vererek makamın niteliği konusunda
haklı şüpheleri oldukça derinden üzerine çekmektedir.
Tiz durak olan Muhayyer perdesinden tize doğru genişlemelerde, çoğu
zaman Şehnaz ve Uşşak makamları kullanılırsa da, bestekâr ve icracı
için diğer bir geçkiyi kullanmasına hiçbir engel bulunmaz. Karar
perdesinden peşte doğru yapılan genişlemelerde, Rast perdesi daha fazla
kullanılır ve Yegâha kadar Rast çeşnisi içinde seyirler yapıldığı
görülür. Bunun dışında, bestekâr veya icracı, pest bölgede başka
makamları açarak geçki yapması her zaman mümkündür.
Hicaz makamını donanımda Dik Kürdî, Nim Hicaz ve Eviç perdelerinin
arıza işaretleri diye gösterir, makam geçkilerinde, geçki yapılan
perdelere gerekli arıza işaretlerini koyarak gösteririz.
Kaynak : www.turkmusikisi.com
ALTERNATİF BİLGİ
============================================================
Adını Arabistan'daki Hicaz bölgesinden almıştır. En eski makamlardandır. Zengüle ve Zirgüle makamları ile yakınlık gösterir.
Yay Burcu. Ateş tabiatlı. Sıcak özellik gösterir. Jüpiter bağlantılıdır. Alçakgönüllülük duygusu verir.
Kuru-
soğuk nedenli hastalıklar için faydalıdır. Kemiklere, beyne ve çocuk
hastalıklarına tedavi edici etkisi vardır. Üro-genital sisteme ve
böbreklere etki gücü fazladır. Düşük nabız atımını yükseltir ve göğüs
bölgesi diğer önemli etki alanıdır. Yatsıdan sabaha kadar olan zamanda
etkisi fazladır. Hızır bin Abdullah, Kitâb-ı Musiki adlı edvarında
Hicaz makamının tarifini ; "Dügâh, Segah, Hicaz, Pençgâh (Neva), Dügâh
Hüseynî (Hüseynî), Segah Hisar (Eviç), Yegâh Gerdaniye (Gerdaniye),
Dügâh Muhayyer (Muhayyer) seslerinden oluşur"
Durağı = Dügah Perdesi
Güçlü = Neva Perdesi
Seyri = Çıkıcı - Inici
Yedeni = Rast Perdesi
Donanım = Dik Kürdi, Nim Hicaz ve Eviç
Dizisi = Dügahta Hicaz 4'lüsüne, Nevada Rast 5'lisinin Eklenmesiyle Oluşur.
Seyri = Durak veya güçlü civarında seyre baslar. Çesnilerde karışık
gezinip Nevada - Rast'lı yarım karar yapar. Diğer Hicazlara asma
kalışlı geçki yapılır. Rastta-Nikriz'li Yegahta-Rast gösterildikten
sonra karar verilir.
Sistemci Okulda
Safiyüddin Urmevî, Şerefiye'sinde Hicaz dörtlüsü ve beşlisini şu sözcüklerle ifade ediyor:
a) Cins-i nâzım-ı gayri muntazam-ı eşkâl (Bugünkü Hicaz dörlüsünü ifade eder)
b) Cins-i nâzım-ı gayri muntazam-ı ahad ( Bugünkü Uzzal beşlisini ifade eder)
Arel-Dr.Ezgi Sisteminde
Hicaz Makamı mülayimdir. Seslerin isimleri pestten tize doğru ; dügâh,
dik kürdî, nim hicaz, neva, hüseynî, eviç, gerdaniye, muhayyerdir; nota
isimleri ise, la, bakiyye bemollü si, bakiyye diyezlisi do, re, mi,
bakıyye diyezli fa, sol, la, dır. Hicaz makamının dizisi, pest tarafta
bir hicaz beşlisine tiz tarafta bir uşşak dörtlüsünün birleşimidir.
Hicaz beşlisi (pest) + Uşşak dörtlüsü
Abdülkadir Töre-Ekrem Karadeniz Sisteminde
Rast, Dügâh veya Hicaz, Neva perdelerinden terennüme başlar ve Dügâh perdesinde karar verir.
Hicaz Peşrevi

Kaynaklar:
1 Büyük Türk Musiki Ansiklopedisi : Yılmaz Öztuna
2 TSM Sözlü Eserler Repertuarı : TRT Yayınları
3 Musiki Kılavuzu TSM Antolojisi : Suat Yener
4 www.turkmusikisi.net : Hicaz
www.musikiklavuzu.com ( Suat Yener )